061tnk-Gelin Kulağına Gerçeği Fısıldadı… Tam O Anda Kalp Monitörü Değişti!

Monitörün hızlanan sesi salonda yankılanırken Leyla nefesini tuttu. Kerem’in gözleri hâlâ kapalıydı. Doktor hızla yaklaşırken Leyla titreyerek, “Beni duyuyor musun?” diye fısıldadı.
Doktor Kerem’in değerlerini kontrol etti ve herkese geri çekilmelerini söyledi. “Bu tepki bilinç anlamına gelmez,” dedi, fakat Leyla onun parmaklarında belli belirsiz bir kasılma hissetmişti.
Nermin Hanım’ın yüzündeki renk bir anda soldu. Leyla bunu fark etti. Az önce düğünü durdurmaya çalışan kadının korkusu artık öfkeden değil, yakalanma endişesinden doğuyordu.
Leyla yavaşça doğruldu ve Nermin’e baktı. “Neden bu kadar korkuyorsunuz?” diye sordu. Nermin sertçe, “Saçmalama, ben yalnızca Kerem için endişeleniyorum,” cevabını verdi.
Tam o sırada salonun kapıları açıldı. Kerem’in aile avukatı içeri girdi. Elinde mühürlü bir dosya vardı. Arkasında iki güvenlik görevlisi ve ciddi yüzlü bir polis memuru duruyordu.
Avukat dosyayı kaldırarak, “Kazadan önce Kerem bana bir şey gönderdi,” dedi. Salondaki herkes sustu. “Aracında sabotaj olabileceğinden şüpheleniyordu ve bazı kayıtları saklamamı istedi.”
Nermin bir adım geri çekildi. Leyla’nın bakışları sertleşti. Avukat telefonunu açtı ve otopark kamerasından alınmış görüntüleri gösterdi. Görüntülerde gece geç saatlerde bir adam Kerem’in aracına yaklaşıyordu.
Adamın yüzü başlangıçta seçilmiyordu. Fakat ikinci kamerada açıkça görünüyordu. Davetliler şaşkınlıkla fısıldaştı. Nermin gözlerini kapattı; çünkü görüntüdeki kişi onun özel şoförüydü.
Polis memuru Nermin’e dönerek, “Bu adam dün gece gözaltına alındı,” dedi. “İfadesinde frenlere sizin talimatınızla müdahale ettiğini söyledi.” Salonda ağır bir sessizlik oluştu.
Nermin başını hızla salladı. “Yalan söylüyor! Ben kimseyi öldürmek istemedim!” diye bağırdı. Leyla gözyaşları içinde, “Ama Kerem neredeyse öldü,” dedi. “Bunun açıklaması ne?”
Nermin sonunda çöktü. Titreyen sesiyle, Kerem’in evlilikten sonra aile şirketindeki hisselerini değiştireceğini öğrendiğini anlattı. “Her şeyi kaybedecektim,” dedi. “Onu sadece korkutmak istemiştim.”
Leyla öfkeyle yaklaştı. “Frenlerle oynamak korkutmak değildir,” dedi. “Bir insanın hayatını kumara çevirdiniz.” Nermin cevap veremedi; bütün salon sessizce ona bakıyordu.
Polis görevlileri Nermin’i götürmek üzere yanına geldiğinde kadın son kez Kerem’e baktı. “Böyle olmasını istemedim,” diye ağladı. Leyla soğukça, “Ama yine de yaptınız,” dedi.
Nermin salondan çıkarılırken kimse onu durdurmadı. Birkaç dakika önce düğünü kontrol etmeye çalışan kadın şimdi tüm servetinden daha ağır bir suçlamayla karşı karşıyaydı.
Leyla yeniden Kerem’in yanına döndü. Ellerini onun elinin üzerine koydu. “Artık güvendesin,” diye fısıldadı. “Kim yaptı biliyoruz. Şimdi yalnızca geri dönmeni bekleyeceğim.”
Monitör yeniden hızlandı. Doktor şaşkınlıkla ekrana baktı. Bu kez Kerem’in sağ elindeki parmaklardan biri açıkça hareket etti. Leyla ağlayarak, “Kerem?” dedi ve nefesini tuttu.
Kerem’in göz kapakları hafifçe titredi. Doktor hemen Leyla’ya sakin kalmasını söyledi. Birkaç uzun saniyenin ardından Kerem gözlerini yavaşça açtı ve bulanık bakışlarla Leyla’yı aradı.
Leyla’nın gözyaşları durmadı. Kerem güçlükle, “Gitmedin mi?” diye fısıldadı. Leyla gülümseyerek başını salladı. “Sana söyledim,” dedi. “Yine de seni seçiyorum.”
Haftalar sonra Kerem iyileşmeye başladığında Nermin hakkında dava açıldı. Şoförün ifadesi, güvenlik görüntüleri ve banka kayıtları birleşti; sabotajın tesadüf olmadığı artık tartışmasız biçimde kanıtlandı.
Aylar sonra Leyla ile Kerem aynı Boğaz yalısında yeniden evlendi. Bu kez sedye yoktu. Kerem yürüyerek geldi ve Leyla’nın elini tutup, “Hayatımı sen kurtardın,” dedi.
Comments (0)
Loading comments...

















