Logo

050tnk-“Buranın Sahibi Seni Asla Görmez” Dedi… Sonra Kapılar Açıldı

Article image

Murat Bey, Elif’i kollarında tutarken salondaki sessizlik ağırlaştı. Selin geri çekildi, fakat Murat’ın bakışları onu yerinde dondurdu. “Kimse buradan ayrılmayacak,” dedi sertçe.

Elif titreyen elleriyle babasının ceketine tutundu. “Baba, beni dinlemediler. Sana ulaşmaya çalıştım.” Murat başını eğip, “Artık yanındayım kızım,” diye fısıldadı.

İki koruma yerdeki telefonu ve ipi aldı. Murat, Selin’e döndü. “Kızımı burada neden bağladın?” Selin’in dudakları titredi, fakat verecek hiçbir inandırıcı cevabı yoktu.

Selin sonunda, “Onun kim olduğunu bilmiyordum,” dedi. Murat’ın yüzü daha da sertleşti. “Kim olduğunu bilseydin insan gibi davranacaktın, öyle mi?” diye karşılık verdi.

Konukların arasından huzursuz fısıltılar yükseldi. Elif gözyaşlarını silerek, “Beni küçümsedi, süründürdü ve yalancı olduğumu söyledi,” dedi. Murat’ın öfkesi artık gizlenemiyordu.

Murat, salon yöneticisine işaret etti. “Güvenlik kayıtlarını hemen açın.” Dev ekranda Selin’in telefonu fırlattığı, ipi çektiği ve Elif’e tokat attığı anlar göründü.

Selin görüntüler karşısında soldu. Birkaç davetli başını çevirirken Murat, “Şimdi herkes ne olduğunu gördü,” dedi. “Paranın sana insanlara işkence etme hakkı verdiğini düşündün.”

Selin’in annesi telaşla öne çıktı. “Murat Bey, kızım hata yaptı.” Murat ona baktı. “Hata, yanlış isim söylemektir. Bu yapılan ise bilinçli bir aşağılamaydı.”

Elif yavaşça ayağa kalktı. Babasının elini bırakmadan Selin’e baktı. “Ben senden intikam istemiyorum,” dedi. “Sadece bir daha güçsüz gördüğün hiç kimseye bunu yapma.”

Bu sözler Selin’i daha da sarstı. İlk kez Elif’in gözlerine doğrudan bakamadı. “Özür dilerim,” dedi kısık sesle. Elif ise sessizce babasına döndü.

Murat, “Özür başlangıçtır, sonuç değil,” dedi. Ardından görevlilere Selin’in o geceki tüm organizasyon yetkilerini kaldırmalarını ve yaşananların resmi kayıtlara geçirilmesini emretti.

Selin şaşkınlıkla, “Beni herkesin içinde rezil mi edeceksiniz?” diye sordu. Murat sakin kaldı. “Seni rezil eden ben değilim. Kendi davranışların bunu zaten yaptı.”

Salondaki bazı konuklar Elif’in yanına gelip özür diledi. Daha önce sessiz kaldıkları için utandıklarını söylediler. Elif, “Sessizlik bazen yapılan kötülüğe izin verir,” diye cevapladı.

Murat kızının yüzündeki küçük izi görünce gözleri doldu. “Seni koruyamadığım için üzgünüm.” Elif başını salladı. “Geldin baba. Benim için önemli olan bu.”

Bir görevli kırılmış telefonu Elif’e uzattı. Murat telefonu aldı ve, “Bunu hatırlaman için saklamayacağız,” dedi. “Bugünden sonra seni susturmaya çalışan hiç kimse yalnız kalmayacak.”

Selin kapıya doğru yürümek istedi, fakat Murat son kez seslendi. “Dur.” Selin döndü. Murat, “Önce Elif’in iplerini sen çözeceksin,” dedi bütün salonun önünde.

Selin titreyerek yaklaştı, ipleri çözdü ve yere bıraktı. Elif bileklerini ovuştururken Selin başını eğdi. “Sana yaptıklarım için utanıyorum,” dedi, sesi neredeyse duyulmuyordu.

Elif sakince cevap verdi: “Bugün utanman yetmez. Yarın değişmen gerekir.” Bu sözlerden sonra Selin’in gözlerinden yaşlar aktı ve ilk kez kimse onu savunmaya çalışmadı.

Murat kızının omzuna ceketini örttü, ardından onu salonun başköşesindeki masaya götürdü. “Bu gece burada kim olduğun için değil, insan olduğun için saygı göreceksin.”

Elif babasının elini tuttu. Boğaz’ın ışıkları camlarda parıldarken Murat, “Ailemde kimse bir daha aşağılanmayacak,” dedi. Elif gülümsedi; Selin sessizce başını eğdi.

Comments (0)

Loading comments...

062tnk-Kayınvalidesi Ona İki Tokat Attı… Sonra Patronun Önünde Eğildi!
Salondaki sessizlik öylesine ağırdı ki, Boğaz’dan gelen gemi düdükleri bile içeride yankılanıyormuş gibi hissediliyordu. Nermin, Leyla’ya bakarken yüzündeki renk tamamen çekilmişti. Emir sonunda ayağa kalktı, fakat artık çok geçti. “Leyla… bu adam neden sana Patron dedi?” diye titreyen bir sesle sordu. Leyla yalnızca yüzüğüne baktı. İş adamı doğruldu ve sakin biçimde Leyla’nın yanında durdu. “Talimatlarınız yerine getirildi,” dedi. Leyla gözlerini Nermin’den ayırmadan, “Güzel. O zaman başlayalım,” diye karşılık verdi. Nermin birden öne atıldı. “Ne oyunu oynuyorsun sen?” diye bağırdı. Leyla’nın yüzündeki küçük gülümseme kaybolmadı. “Yıllardır oynadığınız oyunun son perdesini.” Masadaki konuklardan bazıları birbirine bakıyordu. Emir’in elleri titremeye başladı. Çünkü karşılarında duran adam, ailesinin şirketlerini ayakta tutan en güçlü yatırımcıydı. Leyla yavaşça sandalyeye oturdu. “Emir, hatırlıyor musun? Şirketin batmak üzereyken ortaya çıkan o isimsiz yatırım fonunu?” Emir’in gözleri korkuyla büyüdü. “Hayır…” diye fısıldadı Emir. Leyla başını hafifçe eğdi. “Evet. O para benimdi. O anlaşmalar benimdi. Sana açılan bütün kapıları ben açtım.” Nermin’in sesi çatladı. “Yalan söylüyor!” İş adamı cebinden telefonunu çıkardı. “Hanımefendi, şirketinizin borçlarının tamamını Leyla Hanım’ın fonu kapattı. Kayıtlar tartışılmaz.” Emir sandalyeye tutunmak zorunda kaldı. Leyla devam etti: “Ben seni güçlü sanmak istedim. Bu yüzden adımı sakladım. Başarıyı kendin kazanmış gibi hissetmeni istedim.” “Peki şimdi ne olacak?” diye sordu Emir. Leyla’nın bakışları buz gibiydi. “Şimdi hiçbir şey olmayacak. Çünkü yarından itibaren sizden hiçbir şey beklemiyorum.” İş adamı masaya kapalı bir dosya bıraktı. “Leyla Hanım’ın talimatıyla tüm kişisel garantiler kaldırıldı. Bundan sonra şirketiniz kendi borçlarıyla ve kendi kararlarıyla baş başa.” Nermin dehşetle Leyla’ya baktı. “Bizi mahvetmeye mi geldin?” Leyla sakince cevap verdi: “Hayır. Sadece yıllardır sizi ayakta tutan ellerimi geri çekmeye geldim.” Emir hızla Leyla’nın yanına yaklaştı. “Bunu düzeltebiliriz. Annem hata yaptı, ben de sustum. Ama seni seviyorum.” Leyla gözlerini kapatıp acı bir nefes aldı. “Beni sevseydin,” dedi Leyla, “o ilk tokatta ayağa kalkardın. İkinci tokatta hâlâ oturuyordun. Benim evliliğim, sen oturduğun yerde bitti.” Emir’in yüzü çöktü. Nermin ilk kez özür dilemeye çalıştı. “Leyla, sinirlendim. Ben…” Leyla sözünü kesti: “Hayır. Siz sadece gerçek yüzünüzü gösterdiniz.” Konuklar sessizce masadan uzaklaşmaya başladı. Az önce Nermin’in yanında gülümseyen insanlar, şimdi ona bakmaktan kaçınıyorlardı. Güç dengesi birkaç dakika içinde tamamen değişmişti. Leyla paltosunu aldı. İş adamı kapıya yöneldi. Emir arkasından seslendi: “Nereye gidiyorsun?” Leyla durdu, dönmeden cevap verdi: “Kendime ait olan hayata.” Aylar sonra Emir’in şirketi küçülmek zorunda kaldı. Nermin, çevresindeki insanların yalnızca servetine saygı duyduğunu acı biçimde öğrendi. Eski ihtişamlarından geriye sessizlik kaldı. Leyla ise kendi adıyla kurduğu vakfı büyüttü, kadın girişimcilere destek vermeye başladı ve yıllarca gizlediği gücünü ilk kez başkalarının hayatını değiştirmek için kullandı. Bir yıl sonra aynı yılbaşı gecesinde Leyla yeniden Boğaz’a baktı. Telefonuna Emir’den tek mesaj geldi: “Seni kaybettiğim gün her şeyi kaybettiğimi anladım.” Leyla mesajı sessizce sildi. Camdaki yansımasına baktı ve gülümsedi. Çünkü sonunda anlamıştı: O gece kaybeden kendisi değildi. Özgürlüğünü geri kazanan oydu.