027tnk-Elif Babasını Gizli Kapağa Götürdü… Aşağıda Annesini Görünce Kerem Yıkıldı!

Kerem, Elif’in baktığı yöne ağır ağır döndüğünde salonun ortasında donup kalan kişinin yıllardır evin bütün düzenini yöneten, ailesinin en güvendiği insanlardan biri olan Nermin Hanım olduğunu gördü. Nermin’in yüzündeki renk bir anda çekilmişti. Elif babasının ceketine yapışarak titredi. “Baba... annemi aşağıya götüren oydu.” dedi gözyaşları içinde. Salondaki herkes nefesini tuttu. Nermin hemen başını salladı. “Bu çocuk korkudan ne söylediğini bilmiyor!” diye bağırdı. Kerem tek kelime etmeden ona doğru yürüdü, sonra güvenliğe döndü. “Kapıları kapatın. Kimse bu evden çıkmayacak. Önce Aslı’yı oradan çıkarın.” dedi. Birkaç dakika sonra Aslı, battaniyeye sarılmış halde yukarı getirildiğinde Elif annesine koştu. Aslı kızını göğsüne bastırırken Kerem dizlerinin üzerine çöktü. “Sana bunu yapan kimse, artık bu evde saklanamayacak.” dedi.
Aslı hâlâ güçlükle nefes alıyordu ama bakışları Nermin’e kilitlenmişti. Kerem ona yaklaşarak, “Aslı, ne oldu? Bana her şeyi anlat.” dedi. Aslı dudaklarını ısırdı, sonra yavaşça konuştu: “Nermin beni aşağıya kapattı... ama bunu kendi başına yapmadı.” Salondaki uğultu bir anda kesildi. Kerem’in yüzündeki öfke daha da sertleşti. “Kim vardı arkasında?” diye sordu. Aslı gözlerini yukarıdaki büyük Osmanlı portresine çevirdi. Portrede Kerem’in yıllar önce ölen babasıyla birlikte annesi Süheyla Demirhan duruyordu. Tam o anda merdivenlerin tepesinden sakin bir ses duyuldu: “Beni mi arıyorsunuz?” Herkes başını kaldırdı. Süheyla Hanım, siyah ipek elbisesi ve soğuk bakışlarıyla merdivenlerden inmeye başladı. Kerem’in yüzünde inanmak istemediği bir gerçekle karşılaşmanın acısı vardı. “Anne... bunun içinde sen de mi varsın?”
Süheyla basamakların sonuna geldiğinde zerre kadar pişman görünmüyordu. “Ben bu aileyi korudum, Kerem. Senin göremediğin şeyi ben gördüm.” dedi. Kerem yumruklarını sıktı. “Karımı bir bodruma kilitlemek mi aileyi korumak?” diye haykırdı. Süheyla’nın sesi sertleşti. “Aslı, Demirhan servetinin büyük bölümünü Elif adına bir vakfa devretmeni istiyordu. Sen kabul etseydin bu ailenin kontrolü elimizden çıkacaktı. Onu birkaç gün korkutup vazgeçirecektik.” Aslı ayağa kalkmaya çalışarak, “Yalan söylüyorsun! Ben serveti almak istemedim. Elif büyüdüğünde sizin gibi insanların eline mahkûm olmasın diye güvence istedim.” dedi. Nermin birden Süheyla’ya döndü. “Bana bunun sadece bir gece süreceğini söylemiştiniz!” diye bağırınca Süheyla’nın bütün savunması çöktü. Kerem acı bir gülümsemeyle, “Demek sonunda konuşmaya başladınız.” dedi.
Kerem güvenlik şefine döndü. “Kameraları, telefon kayıtlarını, bodrum anahtarlarını... ne varsa muhafaza altına alın. Polisi ve avukatımı arayın.” Süheyla öfkeyle oğlunun önüne geçti. “Beni kendi evimde polise mi vereceksin? Ben senin annenim!” Kerem’in gözleri doldu ama sesi sakindi. “Sen benim annem olabilirsin. Ama Aslı benim eşim, Elif benim kızım. Onlara bunu yapan biri için soyadımız kalkan olmayacak.” Süheyla ilk kez korktu. “Bütün servetini kaybedersin. Yönetim kurulu seni bitirir.” dedi. Kerem ceketinin iç cebinden telefonunu çıkardı. “Bu sabah şirket hisselerimin kontrolünü bağımsız bir fona devrettim. Beni parayla tehdit edemezsin artık.” Nermin dizlerinin üzerine çöktü. “Kerem Bey, ben sadece emirleri yerine getirdim.” Kerem ona baktı. “Bir insanı esir tutmak emir değildir, tercihtir. Bedelini de herkes kendi ödeyecek.”
Saatler sonra polis konağın her odasını ararken gizli bölmede Aslı’nın telefonunu, ilaçlarını, kırılmış kapı kilitlerini ve Nermin ile Süheyla arasındaki mesajları buldu. Aslı ambulansa götürülmeden önce Kerem’in elini tuttu. “Bana neden daha önce anlatmadın?” diye sordu Kerem. Aslı’nın gözlerinden yaşlar süzüldü. “Çünkü annenin seni benden ve Elif’ten vazgeçmeye zorlayacağından korktum.” Kerem başını eğdi. “Seni koruyamadım.” dedi. Aslı onun yüzünü iki eli arasına aldı. “Beni bugün buldun. Ama bundan sonra beni korumak istiyorsan kızımızı bu evin sırlarından uzak tut.” Elif araya girerek, “Anne, artık aşağıya inmeyeceksin değil mi?” dedi. Aslı kızına sarıldı. “Hayır güzel kızım. Bundan sonra kimse bizi karanlığa kapatamayacak.” Kerem de ikisine sarıldı ve ilk kez gözyaşlarını saklamadı.
Aylar sonra Süheyla ve Nermin hakkında açılan dava İstanbul sosyetesini sarstı. Demirhan ailesinin yıllardır sakladığı başka usulsüzlükler de ortaya çıktı. Kerem yönetim kurulunun karşısına çıktığında eski ortaklarından biri, “Aileni mahkemeye vererek kendi imparatorluğunu yıktın. Buna değdi mi?” diye sordu. Kerem masaya Elif’in çizdiği küçük bir aile resmini bıraktı. “Eğer bir imparatorluk, karımı susturmak ve kızımı korkutmak üzerine kurulmuşsa zaten yıkılmayı hak ediyordu.” dedi. Şirketin şaşkın yöneticilerinden biri, “Peki şimdi ne yapacaksınız?” diye sordu. Kerem ayağa kalktı. “Demirhan adını korkuyla değil, hesap verebilirlikle yeniden kuracağım. İlk kararım da aile servetinin bir kısmını kadınlar ve çocuklar için güvenli yaşam merkezlerine aktarmak.” O gün Kerem yalnızca annesinin kurduğu düzeni reddetmedi; yıllardır Demirhan ailesini yöneten sessizlik kültürünü de sona erdirdi.
Bir yıl sonra Yeniköy’deki yalı tamamen yenilenmişti. Gizli bodrum kapatılmamış, aksine küçük bir anı odasına dönüştürülmüştü; duvarında yalnızca tek bir cümle vardı: “Sessizlik, kötülüğün en güçlü kilididir.” Elif annesinin elini tutarak bahçede koşarken Kerem Boğaz’a bakan terasta onları izliyordu. Aslı yanına gelip, “Hâlâ o günü düşünüyor musun?” diye sordu. Kerem başını salladı. “Evet. Çünkü kızımız o gün korkusuna rağmen konuşmasaydı seni kaybedebilirdim.” Elif uzaktan seslendi: “Baba, neden gelmiyorsun?” Kerem gülümseyerek ona doğru yürüdü. “Geliyorum kızım!” Sonra Aslı’nın elini tuttu ve fısıldadı: “Bu ev artık sırların değil, bizim evimiz.” Aslı başını onun omzuna yasladı. Boğaz’dan gelen rüzgâr perdeleri hafifçe dalgalandırırken, uzun yıllar boyunca korkuyla ayakta kalan Demirhan konağında ilk kez gerçekten huzur vardı.
Comments (0)
Loading comments...
May You Like

049tnk-Yaşlı Kadını Masadan Kovdu… Sonra Kimin Annesi Olduğunu Öğrendi

061tnk-Gelin Kulağına Gerçeği Fısıldadı… Tam O Anda Kalp Monitörü Değişti!














