024TNK-Elif Duvarı Kırdı… Arkasında Saklanan Kişiyi Görünce Babası Donup Kaldı!

Kerem’in “Anne?” diye fısıldamasıyla odadaki bütün sesler sanki bir anda yok oldu. Neriman’ın gözlerinden yaşlar boşalırken Elif babasının elinden kurtulup gizli odaya doğru koştu. Kerem hemen diz çökerek annesinin ağzındaki bezi çıkardı, bileklerindeki gevşek ipleri çözdü. Neriman derin bir nefes aldı ve titreyen elleriyle oğlunun yüzüne dokundu. “Kerem… sonunda geldin.” Kerem’in sesi kırıldı. “Bunu sana kim yaptı, anne?” Neriman’ın bakışları ağır ağır kapının önünde bembeyaz kesilmiş hâlde duran Selin’e çevrildi. Elif bunu fark edip korkuyla fısıldadı: “Büyükanne… Selin mi yaptı?” Selin başını hızla salladı. “Hayır! Ona inanmayın! Neriman Hanım hasta, ne söylediğini bilmiyor!” Neriman’ın yüzündeki korku o anda öfkeye dönüştü. “Yeter, Selin! Haftalardır sustum. Ama artık torunumun gözlerinin içine bakıp yalan söylemene izin vermeyeceğim.”
Kerem ayağa kalktığında artık gözlerinde yalnızca şaşkınlık değil, yıllardır biriktirdiği güvenin parçalanışı vardı. Selin’e doğru bir adım attı. “Haftalardır mı?” Neriman derin bir nefes aldı. “Beni burada tam yirmi üç gün tuttu. Telefonumu aldı, çalışanlara Bodrum’a gittiğimi söyledi. Sana da benim dinlenmek istediğimi anlattı.” Selin’in sesi yükseldi. “Çünkü annen bizi yok edecekti!” Kerem dondu. “Bizi mi?” Selin ağzından çıkan sözün farkına vardığında çok geçti. Neriman acı bir tebessümle başını kaldırdı. “İşte sonunda gerçeği söyledin.” Kerem’in yumrukları sıkıldı ama kendini kontrol etti. “Hangi gerçeği?” Neriman doğrudan oğlunun gözlerine baktı. “Selin bu aileye seni sevdiği için girmedi, Kerem. Şirket hisselerini ele geçirmek için girdi. Ben bunu öğrendiğim gece beni susturdu.”
Selin bir anda öne atıldı. “Bu kadın yıllardır beni küçümsedi! Hiçbir zaman Demirhan ailesine layık görmedi!” Kerem sertçe karşılık verdi: “O yüzden annemi duvarın arkasına mı kapattın?” Selin’in gözlerinden yaşlar akmaya başladı. “Ben sadece birkaç gün zaman kazanacaktım!” Neriman sözünü kesti. “Yalan söylüyor. Çalışma masamın kasasındaki vekâlet belgelerini değiştirmeye çalıştı.” Kerem’in yüzü buz kesti. “Hangi belgeler?” Neriman, Elif’e bakıp sonra yeniden oğluna döndü. “Aile vakfının hisseleri. Ben onları yıllar önce Elif adına güvenceye aldım.” Selin çığlık attı: “O servet benim hayatımı değiştirebilirdi!” Elif irkilerek babasının arkasına saklandı. Kerem kızının önüne geçti. “Demek mesele buydu.” Selin çaresizce yaklaştı. “Kerem, beni dinle…” Kerem geri çekildi. “Bundan sonra senden duyacağım tek şey, bunu mahkemede nasıl açıklayacağın.”
Tam o sırada Neriman, gizli odadaki eski bir dolabı işaret etti. “Kerem, orayı aç.” Selin’in yüzündeki korku bir kat daha arttı. “Hayır!” Kerem dolabın kapağını çektiğinde içeriden birkaç dosya, Neriman’ın telefonu ve küçük bir ses kayıt cihazı çıktı. Neriman kısık sesle, “Beni buraya kapattığı ilk gece kaydı açmayı başardım,” dedi. Selin geriye doğru sendeledi. Kerem cihazın düğmesine bastı. Selin’in kaydedilmiş sesi odada yankılandı: “İmzayı atarsan seni hemen çıkarırım.” Kerem’in gözlerinden yaşlar süzüldü. “Bunca zaman aynı masada yemek yediğim kadın kimmiş?” Selin çaresizce, “Seni gerçekten sevdim!” diye bağırdı. Kerem’in cevabı kısa ve keskindi: “Seven insan, sevdiği adamın annesini rehin tutmaz.”
Neriman ayağa kalkmaya çalışınca Kerem ve Elif ona destek oldu. Elif büyükannesine sıkıca sarıldı. “Seni duydum ama kimse bana inanmadı.” Neriman torununun saçlarını öptü. “Sen benim sesimi değil, kalbimi duydun.” O söz Kerem’i tamamen yıktı. Kızının karşısında diz çöktü. “Elif, özür dilerim. Sana inanmalıydım.” Elif gözyaşlarıyla babasına baktı. “Bir daha biri ‘sus’ dediğinde beni dinleyecek misin?” Kerem kızının ellerini tuttu. “Herkesten önce seni dinleyeceğim.” Selin arkadan acıyla, “Kerem, Elif için bile olsa bana bir şans ver,” dedi. Elif yavaşça Selin’e döndü. “Büyükannemi karanlıkta bırakan birine neden şans verelim?” Odada kimse cevap veremedi.
Dakikalar sonra konağın önünde polis araçlarının ışıkları Boğaz’a bakan pencerelere vururken Selin hâlâ son bir çıkış arıyordu. “Kerem, polisi gerçekten aradın mı?” Kerem telefonunu cebine koydu. “Sen annemi buraya kapattığın anda bu evdeki yerini kaybettin.” Selin hıçkırarak, “Her şeyi kaybedeceğim!” dedi. Neriman sakin ama sert bir sesle cevap verdi: “Hayır, Selin. Sadece sana ait olmayan şeyleri kaybedeceksin.” Selin son kez Kerem’e döndü. “Beni hiç mi affetmeyeceksin?” Kerem annesinin omzuna kolunu doladı, diğer eliyle Elif’i yanına çekti. “Affetmek başka, seni tekrar hayatımıza almak başka. Belki bir gün öfkemi bırakırım. Ama yaptıklarının sonucundan seni kurtarmayacağım.” Kapı açıldığında Selin’in yüzündeki kibir tamamen silinmişti.
Şafak sökerken Demirhan Yalısı’nın perdeleri yıllar sonra ilk kez tamamen açıldı. Boğaz’ın üstüne yayılan soluk sabah ışığında Neriman, Elif ve Kerem birlikte balkona çıktı. Neriman oğluna dönüp, “Bu gece ailemizin utancını değil, gerçeğini gördün,” dedi. Kerem annesinin elini tuttu. “Ve neredeyse seni kaybediyordum.” Neriman başını salladı. “Ama Elif bizi buldu.” Elif ciddi bir ifadeyle, “Çünkü büyükannem bana hep korksam bile doğru kapıyı açmam gerektiğini söylerdi,” dedi. Neriman gülümsedi. “Bu kez kapıyı gerçekten sen açtın.” Kerem kızını kucağına aldı. “Ve bundan sonra bu evde hiçbir sır, sevgiden daha güçlü olmayacak.” Elif babasının omzuna başını koydu. “O gizli kapıyı ne yapacağız?” Kerem arkasındaki kırılmış duvara baktı ve ilk kez hafifçe gülümsedi. “Kapatmayacağız. Herkes görsün. Bu aile bir daha gerçeği duvarların arkasına gömmeyecek.”
Comments (0)
Loading comments...
May You Like

048tnk-Tabuta İki Kez Vurdu… İçeriden Gelen Gerçek Herkesi Dehşete Düşürdü

062tnk-Kayınvalidesi Ona İki Tokat Attı… Sonra Patronun Önünde Eğildi!

















